KOBİ'ler için kredi, çoğu zaman panik anında başvurulan bir can simidi gibi görülür. Oysa bankayla ilişki, tıpkı bir tedarikçiyle ilişki gibi, önceden ve sakin kafayla kurulduğunda en güçlü halini alır. "Paraya ihtiyacım olmadan önce kredi limitimi ayarlarım" diyen işletme, ihtiyaç anında dize gelmez.
Kredi kararında bankanın gözü üç şeydedir: geri ödeme gücü (FAVÖK ve nakit akışı), borçluluk seviyesi (mevcut borç/özkaynak ve Borç/FAVÖK oranları) ve teminat. Cironuzun büyüklüğü tek başına önemli değildir; önemli olan o cirodan ne kadar nakit üretebildiğiniz ve mevcut yükümlülüklerinizin bunu ne kadar tükettiğidir.
Altın kural: kısa vadeli krediyle uzun vadeli yatırım finanse etmeyin. Makineyi 5 yılda amorti edecekseniz, onu 12 aylık rotatif krediyle almak, her yıl borcu çevirmek zorunda kalmak demektir — ve çevirememe riski sizi bir gecede likidite krizine sokar. Yatırımı yatırım kredisiyle, işletme sermayesini işletme kredisiyle eşleştirin.
Hiçbiri — borç bir araçtır. Getirisi maliyetini aşan bir yatırımı finanse ediyorsa kaldıraçtır, büyümeyi hızlandırır. Ama zararı kapatmak veya eski borcu çevirmek için alınıyorsa, bir borç sarmalının başlangıcıdır. Ayrımı yapan soru basittir: "Bu kredi, geri ödeyeceğim faizden daha fazla mı kazandıracak?"